KÜLTÜR BEŞİĞİ


Ahşap evlerin, ahşap motiflerin ve ahşap kokusunun buram buram dolaştığı modern ve geçmişin bir arada yaşadığı kültür beşiği Safranbolu…

   Kentin girişindeki tepeden bakılınca aşık olunacak küçük bir dünya adeta. Yeşil, beyaz ve ahşabın bütün tonları; görüntüsüyle içine alıveriyor insanı. Her konağın, sokaklarındaki her taşın ayrı bir öyküsü var sanki. Baktığın her yer sana başka başka hikayeler anlatıyor. Baktıkça gözlerinizi ayıramadığınız bu kültür beşiğine ‘Dili olsa da konuşsa!’ diyorsunuz. Dili olsa neler neler anlatacak… Konaklar; paşalarını, hanımlarını, beylerini, kızlarını, beyzadelerini: sokaklar; dolaşanlarını, konuşmalarını, çocukların şen kahkahalarını, evlerinin önünde örgü ören kadınlarını…

   Zamanın geçtiği fakat kültürün hala eskisi gibi olduğu bir dünya burası. Yapılan dekorasyonlarla can bulmuş öle güzel ve dolu ki… Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsun. Bir konağı dolaşmak saatlerini alıyor:Ama sıkılmadan… Kapısından girdiğin anda baş döndürücü ahşap ve kültür kokusu sarıveriyor tüm benliğini. Ve işte o anda zaman durmuş gibi geliyor insana… Konakların içindeki; havuzlar, havuz başındaki küçük ahşap tabureler, sedirler, mutfak, kiler, küçük ahşap korkuluklu balkonları, bastıkça gıcırdayan ahşap merdivenleri konuk odaları… Hepside kültürümüz taşıyor. Osmanlı adetlerinden gelen haremlik selamlık yemek odaları, yemek geçişlerini sağlayan oymalı dönen dolapları, tavandaki o muhteşem mimarisiyle dikkat çeken işlemeleri, mobilyaları…

   Günümüzden alıp tarihe yolculuğa götürüyor insanı. İşte o zaman anlıyor insan kültürünü, geçmişini. Kendini bir an için geçmişin büyülü kollarına bırakıyor. Gözlerini kapatıp hayallere dalıyor. Konaklardaki canlandırma yapılan maketlerde buluyor benliğini…

   Kendini evin küçük hanımı ya da küçük beyi olarak görüyor. Üzerinde; ya uzun bir elbise ve başında el işlemeli bir örtü; ya da yelekli ceketli siyan bir takim ve başında fesi… Havuz başında kahvesini yudumluyor ya da gergef dokuyor. Paşa babanın eve gelmesiyle ailece yemeğe oturuluyor. Gece olunca evin küçük beyi çamlar altındaki kahvehaneye; evin küçük hanımı da arkadaşlarına muhabbete gidiyor…

   İnsan bu kültür esintisinden çıkmak istemese da hava kararıyor ve geçmişin büyülü kolları seni aldığı yere geri bırakıyor. Bir uykudan, gördüğü en güzel rüyadan uyanmışçasına gülümseyerek veda ediyorsun bu tarihi konağa; ve kültürün kokusuna, tadına doymadığın Safranbolu’ya…

   Ve şehrin çıkışındaki tepeden Safranbolu’ya bir kez daha bakıyorsun. Kültürden aldığın haz ve zevkle. Tekrar tekrar gelmek arzusuyla  vedalaşıyorsun kültürün beşiği Safranbolu’yla.

                                                                                    

                                  Nurten    AFYONOĞLU   
                                                Arkeoloji-1

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !